DUYURU  : Telif haklarini ihlal eden her turlu materyal MEBTR'de Yayinlanamaz ve Dagitilamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
| Frmda.Com | Kisisel Sayfalar | Anket ve Yarismalar | Ask Doktorunuz | Guncel Haberler | Genel Konular | Eglence Bu Bolumde Kopacaksiniz | Hobileriniz | Definecilik Ile Ilgili Hersey |
| Genel Kultur Konulari | Kultur ve Sanat | Turk Kulturu-Turk sanati | Dinimiz Islam | Videol paylasim Merkezi | Dizi Izle | Muzik ve Mp3 Tanitim | Tum Oyunlar | Elektronik Dunyasi | Bilgisayar-Donanim-Surucu teknik Destek-Programlar | Guvenlik Merkezi |Cep Telefonu-Logo-Melodi-Program | Digital Uydu Dunyasi | Webmaster Yardim | Bilgi Bankasi-Dev Odev Arsivi |Frmda.Com Danisman | Kadin Dunyasi | Cocuklara Ozel | Erkeklere Ozel |Araclar Modifiye | Frmda Ilan ver |

 

TARİH PENCERESİNDEN DENİZLİ İNSANINA BAKIŞ

31.01.2009

TARİH PENCERESİNDEN DENİZLİ İNSANINA BAKIŞ

Denizli ili, Ege ve Anadolu’nun türlü özelliklerini sinesinde toplamış, yaratıcılığa ve yenileşmeğe açık insanların yaşadığı bir beldedir. Denizlili çevresinde beliren küçük fırsatların yarın hangi imkƒnlarına dönüşebileceğini ƒdeta koklayarak anlar, ticarete karşı duyarlı, girişimlerinde cesurdur. Bu özellikler bu yöre insanının hayat tarzı haline gelmiştir. €ok eski yıllardan beri ağaçtan mamul ilkel tezgƒhlarda bebeleri sırtlarına bağlanmış kadınlar kesintisiz gün boyu dokuma yaparlar. Bu kadınlar, denilebilir ki kumaş değil, sabır dokurlar. Denizli ve yöresinde bugünkü atılım ve sanayileşme çabalarının kökeninde bu tevekkül ve inanç vardır.

Aslında Ege bölgesinde Denizli ili en az devlet katkısı alan bölgedir, kuruluşları eskiye dayanan bir kaç tekstil birimi dışında, devlet alt yapı desteğinde bile pek sınırlı kalmıştır. Eğer bu yöredeki tarihi ve turistik kaynaklar bir başka ülkenin elinde olsaydı bu güzel belde çoktan ihya edilirdi. Keza bölgeye tanrının bir lütfu olan enerji kaynakları tam kapasite ile faaliyete geçirilebilse yüz binlerce ailenin kaderi değişir, ucuz ve bol ürün yetiştirmek üzere girişimler seferber olurdu…

Denizli insanının bir başka özelliği olaylara süratli çare bulucu zekƒya sahip oluşlarıdır. Küçük imkƒnlardan büyük ölçekli iş yaratabilme yeteneğini elinden geldiği kadar kullanır. €evrede gördüğü her yeniliği kendine göre değerlendirir. Kotarır, bireyler ortaya koyar yani yoktan var etmeye çalışır. Kanaatkƒrdır, yılmadan çalışır…

Yalnız…

Günümüzde artık her girişim bir bilim temeline, organizasyon kültürüne ve geliştirilmiş yöneticilik becerilerine muhtaçtır. Türkiye büyük ekonomilerle entegrasyona, bütünleşmeye gitmelidir. Gitmeye de zorunludur. Artık ticaretin bir ucu içerideyse, diğer ucu dış pazarlardadır. Bir gün iç pazar için üreten firmaların kaderi yakın bir gelecekte dış Pazarlarda rekabet edecek değişik bir tabloya uyum sağlamak üzere yeni yönelimler içinde olmaktadır. Bu aşamayı başarabilmek ancak çevik, uzağı sezen yöneticiler yetiştirmekle mümkündür. Bu gelişmekle mümkündür. Bu gelişme Denizli içinde geçerlidir. Dış ekonomilerde entegrasyondan lehimize olumlu sonuçlar sağlayacak genç yönetici ve müteşebbis kadrolar nasıl yetiştirilecektir. Denizli ekonomisinin istenmeyen tıkanıklardın uzak tutacak, ticari ilişkileri canlı kılacak kadrolar yetişiyor mu? Bu sorunu çözmede yardımcı olacak teknik ve işletmecilik eğitimi şu anda hangi düzeydedir. Bu eğitim standartları, firmalara memur yetiştirmekten öteye, girişim ve inisiyatif sahibi elemanlar için düzenlenmelidir. Bu kadroların yetiştirilmesinde bölge ticaret ve sanayi odalarına da görev düşmektedir. Ayrıca kurulu sanayi müesseseleri hizmet içi eğitime önem vermeli, gereken yöreye bazı fedakƒrlıklarla dışarıdan kadro takviyesi yapılmalıdır.

Türkiye’de en çok işçi girişimi Denizli’de gerçekleşmiştir. Yurt dışında alın teri ile kazanılan dövizlerle işçi şirketleri kurulmuş, gene kadro yetersizliği ve diğer ekonomik nedenlerle bir kısmı başarılı olamamıştır. Bu nedenler iyice analiz edilmeli, yeni ekonomiyle yapıya adaptasyon sağlanmalıdır.

Şu anda bir çok Denizlili müteşebbis, sermaye tedarikinde karşılanılan sorunlar yüzünden yeni yatırımlara gidemiyor. Yüzde ellileri geçen faizlerle yeni girişim yapılamadığından ek istihdam gücü de yaratılamıyor. Aynı nedenle üretim arttırılamıyor, ihracat istenilen düzeye gelemiyor. Önümüzdeki dönemlerde hükümetler enflƒsyon yaratan para hareketlerini birbirinden ayırma alışkanlığını edindiğinde, Türkiye ile birlikte Denizli sanayiinde yeni bir dinamizm gelecektir.

Her şeye rağmen Denizlili Türkiye’nin gönlünde taze ve yaratıcı nitelikleriyle çok şey vaat etmektedir. Yeter ki Denizli’de fertlerin heyecanına devlet de katılsın.

DENİZLİ MÜTEŞEBBİSİ ÖZEL SEKTÖR GÜCÜNÜN ÖRNEK İSPATI

Ziya Tıkır oğlu Belediye Başkanı

Denizli gerek sanayi kuruluşları ve gerekse ticarŒ potansiyeli itibarıyla Ege bölgesinde olduğu kadar, Türkiye’miz genelinde dahi önemli bir şehir olduğunu ispatlamış bulunmaktadır. Bu haliyle Denizli’mizin bu gelişiminin temelini incelersek, başlıca faktörün Denizli’mizin kendi insanı ve müteşebbislerinin esas faktör olduğunu görürüz. Bugüne kadar Sümer bank iplik fabrikasından başka tek sanayi kuruluşu yoktur ki, devletimizin yatırımı olarak görülebilsin. Oldukça büyük kapasite olarak sınıflandırabileceğimiz “Göceçlik iplik”, “Basma Boya”, “Ergür Kablo ve kompleksi”, “Emsan”, “Ofas”, “Bir-Emek”, “Uygar Motor” gibi ilk akla geliveren sanayi kuruluşlarımız yanında, demir haddeciliği, tekstil sanayi ve belki bir benzeri çevre illerimizin hiçbirinde görülmeyecek kapasitede küçük sanayi kuruluşlarıyla paralel olarak ticarŒ potansiyelini de inkƒr etmek mümkün değildir. İç ticarŒ potansiyeli bakımından Denizli Türkiye’mizin en ücra köşesine kadar ismini duyurmuş güvenli ve sağlam bir ticaret merkezi, dış ticareti de küçümsenmeyecek boyutlara ulaşmış bir merkez kabul edilebilir.

Hal böyle iken, memleketimizin yerleşim merkezi hüviyeti itibariyle, süratle büyüyen bir şehir olma özelliğinde tabii karşılanmalıdır. Her süratli büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’mizin de şehirleşme olgusu açısından oldukça büyük sıkıntı ve problemleri vardır ve olması da tabiidir.

Denizli’mizin gelişmesine ve yerleşim problemlerine bir türlü ayak uyduramayan imar planlama çalışmaları, buna bağlı olarak sağlıklı planlama için en önde gelen hali hazır harita ihtiyacı, senelerdir tüm Denizli’mizin özlemini duyduğu kanalizasyon meselesi, bilhassa şehir çevresinde oluşan kaçak inşaat niteliğindeki sağlıksız yapılaşma ve tüm bunların üstünde çevre ve hava kirliliği tehlikesi, her bir noktasından su fışkıran ve bir zamanlar yeşil diye tarif edilen Denizli’mizin içme suyu ihtiyacının da son zamanlarda yeniden gündeme gelmiş olduğunu üzülerek belirtmeliyim. Daha 1978 yıllarında Derin dere suyumuzun da şehrimize büyük bir yatırım olarak geldiğini hatırlarsak ve 6 yıl sonra 2. ve 3. katlara su çıkmayacak hale geldiğimizi görüverirsek üzüntümüzün kaynağı daha kolay anlaşılacaktır. Susuzluk tehlikesinin önlenmesi için gerekli tedbirler alınmaktadır. Kısa vadede ve ileriye dönük olarak bu problemlerimize de çare getirecektir. Gerekirse 0.7 megavatlık bir enerji kapasitesi olan hidroelektrik santralı gözeden çıkarılabilir. Ve Gökpınar suyu Denizli’nin su ihtiyacını tahsis edebilir.

Hava kirliliği insanımız için başlıca meselemizdir. Bacası tüten, taşınabilir belli başlı sağlıksız sanayi kuruluşlarımızın artık hizmete hazır hale gelmiş sayılan organize sanayi bölgesine nakli şart görülmektedir. Gerekirse Belediye olarak, mamul ve kaliteli yakıt temin ve imali çalışmaları yapılacaktır. Vatandaşımızın ucuz yakı adı altında yarısı taş, yarısı kül, havayı en kötü şekilde kirleten kalitesiz yakıtlarla hem aldatılması ve hem de kirli hava üretiminde yarışa sokulması behemehal önlenmelidir. Belki büyük bir projedir ama jeotermal enerji konusunda bu aşamada gündeme getirilebilir.

İmar çalışmalarınızın esasına teşkil eden halihazır harita ihtiyacımız daha önce 1984 programında çıkartılmış idi. Göreve gelir gelmez ilk işimiz bu yanlışlığı düzeltmek oldu. Ve tüm çalışmalar tamamlanarak İller Bankası İdare Meclisi ilk toplantısını yapar yapmaz Denizli halihazır harita işi revizyon ve ilave bölgeler olarak 4 parçaya bölünerek zaman kazanmak açısından 4 ayrı haritacı ekibe ihale edilecektir. İmar planlama çalışmaları da süratlendirilmiş, 1/5000 nazım planların taşınma denetleme kurulu olarak son rötuşları 30 Mayıs 1984 İller Bankasında Belediyemizin de iştirakleri ile tamamlanmıştır. Bu aşamada haritası mevcut bölgeler derhal tatbikat safhasına sokulabilecektir.

Kanalizasyon projemiz gerek harita ve gerekse imar planı eksiklerimize rağmen bir taraftan mevcut bölgelerden başlanarak devam etmektedir. En iyimser şartlarla kanalizasyon inşaatı açısından 1985 yılı başlangıç yılı olabilecektir. Kanalizasyonun, Denizli’miz için en önemli yöne Denizli’ye has açık arıklar ve onun problemi ile ilgilidir. Denizli’ye has ve hemen her sokaktan geçen bu açık arıklar eskiden pırıl pırıl pınar suları içindi. Zirai sulamada ve hatta temizlik için kullanma suyu olabilen bu arıklar, bugün kanalizasyonsuzluktan lağım arıkları haline gelmiştir. Diliyorum ki, bu arıklar en kısa zamanda kanalizasyon sayesinde kurtarılmış olacaktır.

Sağlıksız yapılaşma ve vatandaşın kaçak inşaat problemi ancak imar planı, harita ve alt yapı eksikliği yenildiği takdirde önlenebilecektir. Şehir çevresinden imar ve ihtiyaca uygun realist tedbirlerle çare getirilir ise problem o zaman çözülebilecektir.

Ana hatları ile problemlerimizi ve çözüm yollarını bir çırpıda sıralarken, her şeyin böylece güllük gülistanlık olacağını söylemek mümkün değildir. Birbirine bağlı olarak daha birçok problemlerimiz vardır. Arzumuz Denizli’mizi daha rahat yaşanabilir, daha temiz ve huzurlu bir şehir haline getirmektir. Allah’ın yardımı ve gerek meclisimiz ve gerekse mesai arkadaşlarımın destekleriyle her konunun üstesinden gelebileceğimize inanıyorum.

Behlül Dal: “Halatımın hedefi Pamukkale’yi filme çekmektir”

Ünlü rejisör Behlül Dal, “Sanat hayatımın hedeflerinden biri Pamukkale’yi perdeye aktarmaktır dedi… Aldığı bir çok yurt içi ve yurt dışı ödüllerden sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ödülünü de kazanan Behlül Dal “Tarla” yazarına şunları söyledi.

“Turistik bir tanıtma filmi olan (Altın Koylar) isimli eserimiz geniş ilgi ve takdirle karşılandı. Daha önce yaptığım (Taşların Aşkı), (Güneşin Battığı Yer) gibi tanıtma filmlerimiz, Türkiye’mizi tabii ve kültür değerleri ile tanıtan yapımlardı. Bu defa, Pamukkale’yi bütün yönleri ile tanıtmayı amaçlayan bir çalışma içinde bulunuyorum. Geçen yıl bir süre incelediğim Pamukkale, tarih olaylarına sahne olmuş bir belde oluşu ve duyunun karakteristiği bakımından çok dikkate değer bir durum gösteriyor.

Sanat hayatımın hedefi dünya çapında bir yeri ve değeri olan Pamukkale’yi yurt içinde ve dışında en iyi şekilde anlatabilecek bir film yapmaktır…

AVANOS’TAN KIZILHİSAR’A

Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Kızılhisar bucağında teste, bardak, çömlek yapılır. Kızılhisarlı ustaların ata mesleğidir bu… Halkı €ömlekçiliği “Ata Mesleği” olarak benimsemiş bir belde de Nevşehir’e Avanos ilçesi… Orada da, Kızılhisar’da olduğu gibi yüzyıllardan beri testi, bardak, çömlek yapılıyor… Hatta Aşık Seyrani, “Kör de bilir Avanos’un yolunu/ Testi bardak kırığından bellidir” diyor. Kızılhisar’ın mesleki yönden kardeşi olan Avanos’taki tespitlerimizi bu yazımızda sunuyoruz.

Türkiye’nin kıyı şeridindeki turistik beldeler yanında Orta Anadolu’daki Avanos da bu yıl turizm mevsimine iddialı girdi. Kaya oyması evler, şehirler ve peri bacalarıyla ünlü Ürgüp ve Göreme’nin uzantısındaki Avanos ilçesinde bu yıl 6.5 milyar liralık turistik yatırım planlandı. Geçen yıl 650 milyon lira harcanarak parklar tanzim idildi, şehir içi kaldırımlara karo döşendi. Bu yıl İller Bankası, Turizm Bankası, Belediye ve Nevşehir Özel İdaresi için geniş çaplı bir yatırım planlandı. Tamamı 6.5 milyar liraya ulaşan yatırım daha çok turistik amaca yöneltildi.

Avanos Belediye başkanı Ali Kızı Karataş yapılan ve yapılacak çalışmalar hakkında şu bilgiyi verdi.

“Avanos, bu yıldan itibaren turizmdeki gerçek yerini almaya başlayacaktır. Ürgüp ve Göreme’de tabiat harikalarını gezerken bunalan yerli ve yabancı turistler, Kızılırmak’ın kıyısındaki ilçemizde serinleme imkƒnını bulacaklardır. Halen iki turistik otel ile motellerde ve pansiyonlarda bine yakın yatak sayımız mevcuttur. Dünyada ilk olarak kaya oyma otelinin Avanos’ta kurulması işi İller Bankasınca planlanmış ve 1986 programına alınmıştır. €evrenin karakteristik jeolojik yapısından faydalanılarak kaya oyma şeklinde vücuda getirilecek olan Kaya Otelde 1500 yatak, eğlence ve dinlenme salonları bulunacaktır…”

Avanos’ta içme suyu tesislerinin yenilenmesi ve ihtiyacı karşılar duruma gelmesi için çalışmalar yapılıyor. Şehri boydan boya ikiye bölen Kızılırmak’ın iki kıyısının tanzimi de planlanmış bulunuyor. Kızılırmak kıyıları hakkında Belediye Başkanı Ali Rıza Karataş şunları söylüyor:

“Kızılırmak’ın Avanos ve çevresi için ekonomik olduğu kadar sosyal önemi de vardır. Halkımız, ırmak boyunca uzanan bağlarda yaz boyunca eğlenceler düzenler, bir araya gelir.. Bu defa, yerli ve yabancı turistlerin de eğlenmek ve dinlenmek için aramıza katılmalarını düşünüyoruz. Bu yıl, festival alanını modern bir şekilde tanzim etmeyi planlamış bulunuyoruz. Değil, bütün yıl boyunca insanımıza ve konuklarımıza hizmet verebilecektir.”

Turistik tesis yatırımları yanında Avanos’ta el sanatlarına da büyük önem verilmiş bulunuyor. “Turizm Geliştirme Kooperatifinin açtığı halıcılık ve kilimcilik kursunda 70 genç kız eğitim görüyor.. Bu kurs bitiminde daha başka kursiyerlerinde burada eğitileceği bildiriliyor. Dünyaca ünlü halıların dokunduğu Avanos’ta bundan böyle turistlerin ilgisini çekebilecek, taşınması kolay halı ve kilim dokunmasına ağırlık verileceği belirtiliyor. Kurs Duruma hakkında Başkan Karataş şu bilgiyi veriyor:

“-Halıcılık kursumuz, Valimiz Erdoğan Atasoy tarafından hizmete başlatılmıştır. Devlet bakanımız Tınaz Titiz’in de istihdam yaratma yönünden incelediği kurslarımız bütün yıl boyunca devreler halinde sürecektir. Avanos, çömlekçiliği ve halıcılığı, yani el sanatları ile ünlüdür. Bu şöhreti daha da pekiştirmek çabalarımızın başarılı sonuçlar vereceğine inanıyorum..”

Avanos’un erkekleri çanak-çömlekçiliği, kızlar halı ve kilim dokumaya yüzyıllardan beri atadan kalma olarak öğreniyorlar.. Halı tezgƒhlarının ve çömlek atölyelerinin devlet ve belediye katkısı ile daha da gelişeceğine inanılıyor..

DENİZLİ’DE DÜĞÜN ŞÖLENİ

M. Salim Akagündüz İstanbul Milli Eğitim Md. Yrd.

Toplumların çekirdeğini “aile” oluşturur. Sağlıklı ailelerin meydana getirdiği toplum da sağlıklı ve huzurlu olur. Bu bakımdan, ailenin kurulmasına büyük önem vermek gerekir.

Bilindiği gibi, aile; genç bir kızla delikanlının birbirleriyle önce nişanlanması, sonra da nikƒhlanmasıyla kurulmuş olur. Daha sonra da çocuklar aileye katılırlar. Bu durum asırlardan beri bu şekilde süregelmektedir.

Ancak her toplumun kendine has özellikleri; gelenek ve görenekleri, ahlƒk din ve hukuk kuralları vardır. Toplumu oluşturan fertlerin bu kurallara riayet etmeleri gerekir. Kurallara uymayan fertleri toplum, bünyesinde barındırmaz. “Kültür dediğimiz, nesilden nesle intikal eden bilgi muhtevası olan bu sosyal kuralların bilinmesi, benimsenmesi; milli kültür değerlerimizin korunması ve tanıtılması en önemli görevlerimizin başında gelmelidir.

Bu itibarla, Türk toplumunun kurallarına yansıtan ve milli kültür değerlerimizin güzel bir örneğini teşkil eden Ege Bölgemizin şirin beldesi Denizlinin geleneksel köy düğününden söz etmek istedik…

Aslında “düğün” Anadolu’muzda önemli bir olay; gerçek bir mutluluk vesilesidir. Toplu yaşama, birlikte çalışma, dayanışma ve yardımlaşmanın gerçek anlamda örneklerinin verildiği; iki kişinin yuva kurmasının görüntüsü ardında, kitleleri harekete geçiren, kin ve düşmanlıkları ortadan kaldıran; dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiren büyük bir olaydır.

Denizli’de de düğüne büyük önem verilir. Yöremizde düğünler en az dört gün sürer. Bu sürede yemekler düğün evinde yenir. Sazlı sözlü, davullu-zurnalı eğlenceler yapılır. Bu eğlencelerin en coşkulu olanı da “kına gecesi”dir.

Genellikle oğlan evinin eğlence yerinde dikilen üç soğan üzerine konulmuş çanak şeklinde saç içine çaralar konularak, yakılır ve tüm meydan aydınlatılır. Geceleri köy delikanlılarının toplanıp, oturmaları için hasırlar ve kilimler yayılır ve çeşitli eğlenceler yapılır.

Düğün sahipleri kızanlara, yardıma gelirken, çeyize giderken, keşkeklik buğday dövülürken, gelin gezdirirken önde bayrak taşınır. Bayrak, oğlan evinin yakınlarından birisi tarafından taşınır. Bu kişiye “Bayraktar” denir. Bayraktar yürüyüş anında kızanların Efesinin sol yanında yürür. Bayrağın ucuna bir elma veya portakal sokulur ve iplerle perçinlenir. Kız ve oğlan evinde verilen çevre, şal, kuşak… vb. gibi hediyeler bayrak direğine düğümlenerek takılar. Bu hediyeler daha sonra bayraktar ile diğer bazı kızanlara dağıtılır.

Düğüne gelen davetlilere “Okuyucu” denir. Okuyucular, davet edildikleri köyün yakınlarına geldikleri zaman, gözetleyiciler tarafından düğün sahiplerine haber verilir. Köyün yakınına gelen okuyucular birkaç el silah atarak, geldiklerini duyurmaya çalışırlar. Okuyucular genellikle geceleyin gelirler. Gençler, ellerinde meşalelerle, onları karşılarlar. Bu karşılama, meşale alanına kadar davul-zurna ve sözlü eğlencelerle olur. Meşale alanına gelindiğinde oyunlar oynanır.

Bu oyunlar gruplar halinde oynanır. Kadın ve kızlar da meşale meydanının etrafındaki evlerin damlarından bu oyunları seyrederler. Kızanların, Efesi en son oyunu oynamadan eğlence bitmiş sayılmaz ve hiç kimse düğün evinden ayrılamaz. Harmandalı, Tavas Zeybeği… gibi mahalli oyunlar oynanırken, coşku ile bağırılır ve silahlar atılır. Kuskun, Zıbın, Delme, Cepken, Şal kuşak, Şalvar gibi özel giysilerini ve Bocim adı verilen siyah körüklü çizmesini giyen Efe oynarken, kızanları bağırarak Efeye bağlılıklarını anlatırlar. Efe de kızanlarından bazıları önünde oynayarak, onları onurlandırır. Bundan büyük gurur duyan kızanlar Efeyi selamlayarak, bağlılıklarını tekrarlarlar ve saygılarını sunarlar.

Efenin oynaması ile Meşale eğlencesi bitmiş olur. Efe ve kızanları düğün evinde misafir edilir. Aynı gece kızların Kına Yakma Eğlencesi de yapılır.

Bu eğlencelerden sonra konuklara pekmez ikram edilir. Damat gerdeğe girer ve böylece yeni bir yuva (aile) kurulmuş olur. Bundan sonra birlikte hayatlarını sürdüren gençler, çoluk-çocuk sahibi olarak, toplumdaki yeni yerlerini alılar ve yeni rollerini oynarlar.

DENİZLİ İLİNE TOPLU BAKIŞ

Selahattin Karagöz

Denizli İli; Anadolu’nun Güneybatısında, Ege Bölgesindedir. Doğuda Burdur, Isparta, Afyon, Batıdan Aydın, Manisa, Kuzeyden Uşak, Güneyden Muğla illeriyle komşudur.

İlin yüzölçümü 11.868 kilometrekare, 1975 sayımına göre nüfus 556.173 olup yoğunluğu (47 metredir). Kısal yerlerde yoğunluk fazladır.

İl, Ege - İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil eder. Bu bakımdan toprak (Yüzey şekilleri) ve iklim yapısı bu bölgelerle ilişkilidir. Dalgalı bir yüzeye sahiptir. Alçak ve yüksek ovalar, yaylalar dağlar bir birini tamamlar. Coğrafi kuruluşu, yerleşmeye ve gelişmeye elverişli olduğundan eski bir yerleşme ve uygarlık merkezidir.

En alçak yeri Sarayköy kazası olup deniz yüzeyinden 170 metre, en yüksek yöresi ise €ameli ilçesinde 1350 metredir.

Alçak ovalar: Büyük Menderes, €ürüksü ovaları.

Yüksek ovalar: Tavas, Acıpayam, €ardak, Baklan ovaları.

Dağlar: Sazak, Babadağ, Hozan dağı, Büyük çökelmez dağı, Ak dağ, Sandıran dağı, Bozdağ, Bul kaz dağı, Beşparmak dağı, Eğeler ve Elma dağlarıdır. En yüksek dağ, Ege’nin en yüksek sivrisi olan Hozan dağı (2571) metredir.


Kategori: Lise Sosyal Bilimler, Lise Cografya, ORTAOGRETIM

COĞRAFYA BÖLGELERİMİZ volkanizma



Hadi Yorum Yazalım

You must be logged in to post a comment.


RASTGELE YAZILAR

  • Botonik Park Hakkında Bilgi
  • Canlılıların Besin Zinciri
  • EKVATORAL İKLİM
  • Azerbaycan hakkında bilgi
  • NEPTÜN GEZEGENİ VE ÖZELLİKLERİ...
  • KONİK PROJEKSİYONLAR
  • TEKERLEME NEDİR?
  • Yabancı Kelimeler
  • DOKULAR
  • TÜRKİYE'DE MADENCİLİK VE ENERJİ KAYNAKLARI
  • Çevre Kirliliği Detaylı Anlatım Buradan İndirin
  • MOUNT ERCIYES
  • COĞRAFYANIN TANIMI VE KONUSU YARDIMCI BİLİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
  • Beyin Hakkında Bilgi
  • BULAŞICI HASTALIKLAR ve Korunma Yolları ÖDev
  • ALT MENU

    Etiketler

    Arşivler

  • UserOnline

  • Most Users Ever Online Is On

    Users: 5 Guests
    1 User Browsing This Page.
    Users: 1 Guest

    TAKViM

    Mart 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « May    
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    293031  

    KATEGORiLER

    Son Yazilar



    XML-Sitemap - Aci Hayat, Yalanci Yarim, - Digital Uydu, msn nickleri, Frekanslar, Guncel Keyler
    - Kv Pusu Karacadag Mp3 indir - Kurtlar Vadisi Pusu 8. bolum download indir izle seyret -
    |1|2|3|4|5|6|7|8|9|10|11|12|13|14|15|16|17|18|19|20|21|22|23|24|25|26|27|28|29|30|31|32|33|34|35|36|37|38|39|40|41|42|43|44|45|46|47|48|49|50|51|52|53|54|55|56|57|

     

     

    Sohbetci- Sohbet - Sohbet - Sohbetburada - Chat - Chat - Muhabbet - MIRCSOHBET
    ......