DUYURU  : Telif haklarini ihlal eden her turlu materyal MEBTR'de Yayinlanamaz ve Dagitilamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
| Frmda.Com | Kisisel Sayfalar | Anket ve Yarismalar | Ask Doktorunuz | Guncel Haberler | Genel Konular | Eglence Bu Bolumde Kopacaksiniz | Hobileriniz | Definecilik Ile Ilgili Hersey |
| Genel Kultur Konulari | Kultur ve Sanat | Turk Kulturu-Turk sanati | Dinimiz Islam | Videol paylasim Merkezi | Dizi Izle | Muzik ve Mp3 Tanitim | Tum Oyunlar | Elektronik Dunyasi | Bilgisayar-Donanim-Surucu teknik Destek-Programlar | Guvenlik Merkezi |Cep Telefonu-Logo-Melodi-Program | Digital Uydu Dunyasi | Webmaster Yardim | Bilgi Bankasi-Dev Odev Arsivi |Frmda.Com Danisman | Kadin Dunyasi | Cocuklara Ozel | Erkeklere Ozel |Araclar Modifiye | Frmda Ilan ver |

 

Dünya’nin Olusumu ve Depremler

31.01.2009

Dünya’nin Olusumu ve Depremler

Üzerinde yasadigimiz dünyanin 5 milyar yillik tüm olusum süreci içerisinde depremler meydana gelmistir. Dünyanin olusumunun büyük bir bölümünü tamamladigi süreç olan Arkeozoik Dönem de 4 milyar yil boyunca yeryüzünün seklini tamamen degistirecek güçte depremler olmustur. Ayrica bu süre içerisinde kita çekirdekleri meydana gelmis ve yerküre üzerindeki ilk kivrimlar yani daglar olusmustur.
Paleozoik Dönem’de yeryüzündeki ilk büyük kivrimlar; Hersinyen ve Kaledoniyen kivrimlari ortaya çikmistir. Yine bu dönemde de Arkeozoik dönemdeki kadar olmasa da siddetli tektonik hareketler, kivrilmalar ve volkanik olaylar meydana gelmistir. Süper Kita adini verdigimiz “Pangea” kitasi bu olusumlar sonucunda büyümeye daha sonra da kitalara ayrilmaya baslamistir.
Mezozoik zamanda ise Pangea kitasi parçalanmaya baslamis ve yavas yavas bugünkü kitalar ortaya çikmistir. Yine bu dönemde Alp-Himalaya kivrimlarinin olusmasi için gerekli olan tortullasma meydana gelmistir. Neozoik zamanda ise çok siddetli tektonik ve volkanik hareketlenmeler olmustur. Mezozoik dönemde birikmis olan tortullar ile Alp-Himalaya kivrimlari olusmustur. Bu dönemde Pangea kitasi tamamen yok olarak yerini bugünkü kitalara birakmis; Tetis Denizi de Atlas ve Hint Okyanuslari’nin olusmasina neden olmustur. Türkiye’nin büyük bir bölümü ve Kuzey, Güney ve Bati Anadolu Fay Hatlari da bu seizma sayesinde ortaya çikmistir. Yine seizma nedeniyle seizma nedeniyle deniz çanaklari derinlesmistir. Karadeniz buna çok iyi bir örnektir.
Antropozoik Dönem’in ilk yarisinda buzullasma meydana gelmistir. Ingiltere, Avrupa’dan kopup ada haline gelmistir. Deniz seviyesi bugünkü seviyesine ulasmis, Egeit karasi çökmüs ve Akdeniz’in sulari ilerleyerek Ege Denizi,Çanakkale ve Istanbul Bogazlari’ni olusturmustur.

Depremlerin Olus Nedenleri

Dünyanin iç yapisi konusunda, jeolojik ve jeofizik çalismalar sonucu elde edilen verilerin destekledigi bir yeryüzü modeli bulunmaktadir. Bu modele göre, yerkürenin dis kisminda yaklasik 70-100 km.kalinliginda olusmus bir Tasküre (Litosfer) vardir. Kitalar ve okyanuslar bu taskürede yer alir.Litosfer ile çekirdek arasinda kalan ve kalinligi 2.900 km olan kusaga Manto adi verilir. Manto’nun altindaki çekirdegin Nikel-Demir karisimindan olustugu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe isinin arttigi bilinmektedir. Enine deprem dalgalarinin yerin çekirdeginde yayilamadigi olgusundan giderek çekirdegin sivi bir ortam olmasi gerektigi sonucuna varilmaktadir. Manto genelde kati olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sivi ortamlari bulundurmaktadir. Tasküre’nin altinda Astenosfer denilen yumusak Üst Manto bulunmaktadir.Burada olusan kuvvetler, özellikle konveksiyon akimlari nedeni ile, tas kabuk parçalanmakta ve birçok “Levha”lara bölünmektedir. Üst Manto’da olusan konveksiyon akimlari, radyoaktivite nedeni ile olusan yüksek isiya baglanmaktadir. Konveksiyon akimlari yukarilara yükseldikçe tasyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayif zonlarin kirilmasiyla levhalarin olusmasina neden olmaktadir. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayida küçük levhalar vardir. Bu levhalar üzerinde duran kitalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanlarin hissedemeyecegi bir hizla hareket etmektedirler. Konveksiyon akimlarinin yükseldigi yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklasmakta ve buradan çikan sicak magmada okyanus ortasi sirtlarini olusturmaktadir. Levhalarin birbirlerine degdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sikismalar olmakta, sürtünen levhalardan biri asagiya Manto’ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarini olusturmaktadir. Konveksiyon akimlarinin neden oldugu bu ardisikli olay tatkürenin altinda devam edip gitmektedir. Iste yerkabugunu olusturan levhalarin birbirine sürtündükleri, birbirlerini sikistirdiklari, birbirlerinin üstüne çiktiklari ya da altina girdikleri bu levhalarin sinirlari dünyada depremlerin olduklari yerler olarak karsimiza çikmaktadir. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çogunlugu bu levhalarin birbirlerini zorladiklari levha sinirlarinda dar kusaklar üzerinde olusmaktadir. Yukarida, yerkabugunu olusturan “Levha”larin, Astenosferdeki konveksiyon akimlari nedeniyle hareket halinde olduklarini ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerinden açildiklarini ve bu olaylarin meydana geldigi zonlarin da deprem bölgelerini olusturdugunu söylemistik. Birbirlerini iten ya da digerinin altina giren iki levha arasinda, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardir. Bir levhanin hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir. Itilmekte olan bir levha ile bir diger levha arasinda sürtünme kuvveti asildigi zaman bir hareket olusur. Bu hareket çok kisa bir zaman biriminde gerçeklesir ve sok niteligindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayilabilen deprem (sarsinti) dalgalari ortaya çikar.Bu dalgalar geçtigi ortamlari sarsarak ve depremin olus yönünden uzaklastikça enerjisi azalarak yayilir. Bu sirada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve FAY adi verilen arazi kiriklari olusabilir. Bu kiriklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakalari ile gizlenmis olabilir. Bazen de eski bir depremden olusmus ve yerüzüne kadar çikmis, ancak zamanla örtülmüs bir fay yeniden oynayabilir. Depremlerinin olusumunun bu sekilde ve “Elastik Geri Sekme Kurami” adi altinda anlatimi 1911 yilinda Amerikali Reid tarafindan yapilmistir ve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmistir. Bu kurama göre, herhangibir noktada, zamana bagimli olarak, yavas yavas olusan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladigi enerji, kritik bir degere eristiginde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafindaki kayaç bloklarinin birbirine göreli hareketlerini olusturmaktadir. Bu olay ani yer degistirme hareketidir. Bu ani yer degistirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin açiga çikmasi, bosalmasi, diger bir deyisle mekanik enerjiye dönüsmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarinin kirilma ve yirtilma hareketi ile olmaktadir. Aslinda kayalarin, önceden bir birim yerdegistirme birikimine ugramadan kirilmalari olanaksizdir. Bu birim yer degistirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabugunda, üst mantoda olusan konveksiyon akimlari olusturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayaniklilik gösterebilmekte ve sonrada kirilmaktadir. Iste bu kirilmalar sonucu depremler olusmaktadir. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmis olan gerilmelerin ve enerjinin bir kismi ya da tamami giderilmis olmaktadir. Çogunlukla bu deprem olayi esnasinda olusan faylarda, elastik geri sekmeler (atim), fayin her iki tarafinda ve ters yönde olusmaktadirlar. FAYLAR genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara “Dogrultu Atimli Fay”denir. Fayin olusturdugu iki ayri blokun birbirlerine göreli olarak saga veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sag veya sol yönlü dogrultulu atimli faya bir örnektir. Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da “Egim Atimli Fay”denir. Faylarin çogunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir.

Depremlerin Türleri

Depremler olus nedenlerine göre degisik türlerde olabilir. Dünyada olan depremlerin büyük bir bölümü yukarida anlatilan biçimde olusmakla birlikte az miktarda da olsa baska dogal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadir. Yukarida anlatilan levhalarin hareketi sonucu olan depremler genellikle “TEKTONIK” depremler olarak nitelenir ve bu depremler çogunlukla levhalar sinirlarinda olusurlar.Yeryüzünde olan depremlerin %90′i bu gruba girer. Türkiye’de olan depremler de büyük çogunlukla tektonik depremlerdir. Ikinci tip depremler “VOLKANIK” depremlerdir. Bunlar volkanlarin püskürmesi sonucu olusurlar.Yerin derinliklerinde ergimis maddenin yeryüzüne çikisi sirasindaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda olusan gazlarin yapmis olduklari patlamalarla bu tür depremlerin maydana geldigi bilinmektedir. Bunlar da yanardaglarla ilgili olduklarindan yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve Italya’da olusan depremlerin bir kismi bu gruba girmektedir. Türkiye’de aktif yanardag olmadigi için bu tip depremler olmamaktadir. Bir baska tip depremler de “ÇÖKÜNTÜ” depremlerdir. Bunlar yer altindaki bosluklarin (magara), kömür ocaklarinda galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu olusan bosluklari tavan blokunun çökmesi ile olusurlar. Hissedilme alanlari yerel olup enerjileri azdir fazla zarar getirmezler. Büyük heyelanlar ve gökten düsen meteorlarin da küçük sarsintilara neden oldugu bilinmektedir. Odagi deniz dibinde olan Derin Deniz Depremlerinden sonra, denizlerde kiyilara kadar olusan ve bazen kiyilarda büyük hasarlara neden olan dalgalar olusur ki bunlara Tsunamidenir. Deniz depremlerinin çok görüldügü Japonya’da Tsunami’den 1896 yilinda 30.000 kisi ölmüstür.

Deprem Parametreleri

Herhangibir deprem olustugunda, bu depremim tariflenmesi ve anlasilabilmesi için “DEPREM PARAMETRELERI” olarak tanimlanan bazi kavramlardan söz edilmektedir. Asagida kisaca bu parametreleri açiklayacagiz.

ODAK NOKTASI (HIPOSANTR)
Odak noktasi yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çiktigi noktadir.Bu noktaya odak noktasi veya iç merkez de denir.Gerçekte , enerjinin ortaya çiktigi bir nokta olmayip bir alandir , fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

DIS MERKEZ (EPISANTR)
Odak noktasina en yakin olan yer üzerindeki noktadir. Burasi ayni zamanda depremin en çok hasar yaptigi veya en kuvvetli larak hissedildigi noktadir. Aslinda bu , bir noktadan çok bir alandir. Depremin dis merkez alani depremin siddetine bagli olarak çesitli büyüklüklerde olabilir. Bazen büyük bir depremin odak noktasinin boyutlari yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir.Bu nedenle “Episantr Bölgesi” ya da “Episantr Alani” olarak tanimlama yapilmasi gerçege daha yakin bir tanimlama olacaktir.
ODAK DERINLIGI
Depremde enerjinin açiga çiktigi noktaninyeryüzünden en kisa uzakligi, depremin odak derinligi olarak adlandirilir. Depremler odak derinliklerine göre siniflandirilabilir.Bu siniflandirma tektonik depremler için geçerlidir.Yerin 0-60 km.derinliginde olan depremler sig deprem olarak nitelenir.Yerin 70-300 km.derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olan depremlerdir.Derin depremler ise yerin 300 km.den fazla derinliginde olan depremlerdir.Türkiye’de olan depremler genellikle sig depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km.arasindadir.Orta ve derin depremler daha çok bir levhanin bir diger levhanin altina girdigi bölgelerde olur.Derin depremler çok genis alanlarda hissedilir , buna karsilik yaptiklari hasar azdir.Sig depremler ise dar bir alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyük hasar yapabilirler.

ESSIDDET (IZOSEIT) EGRILERI
Ayni siddetle sarsilan noktalari birbirine baglayan noktalara denir. Bunun tamamlanmasiyla essiddet haritasi ortaya çikar. Genelde kabul edilmis duruma göre, egrilerin olusturdugu yani iki egri arasinda kalan alan, depremlerden etkilenme yönüyle, siddet bakimindan sinirlandirilmis olur. Bu nedenle depremin siddeti essiddet egrileri üzerine degil, alan içerisine yazilir.

SIDDET
Herhangibir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildigi bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanimlanmaktadir. Diger bir deyisle depremin siddeti, onun yapilar, doga ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklügü, odak derinligi, uzakligi yapilarin depreme karsi gösterdigi dayaniklilik dahi degisik olabilmektedir. Siddet depremin kaynagindaki büyüklügü hakkinda dogru bilgi vermemekle beraber, deprem dolayisiyla olusan hasari yukarida belirtilen etkenlere bagli olarak yansitir. Depremin ºiddeti, depremlerin gözlenen etkileri sonucunda ve uzun yillarin vermis oldugu deneyimlere dayanilarak hazirlanmis olan “Siddet Cetvelleri”ne göre degerlendirilmektedir. Diger bir deyisle “Deprem Siddet Cetvelleri” depremin etkisinde kalan canli ve cansiz herseyin depreme gösterdigi tepkiyi degerlendirmektedir. Önceden hazirlanmis olan bu cetveller, her siddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapilar ve arazi üzerinde meydana getirecegi etkileri belirlemektedir. Bir deprem olustugunda, bu depremin herhangibir noktadaki siddetini belirlemek için, o bölgede meydana gelen etkiler gözlenir. Bu izlenimler Siddet Cetveli’nde hangi siddet derecesi tanimina uygunsa, depremin siddeti, o siddet derecesi olarak degerlendirilir. Örnegin; depremin neden oldugu etkiler, siddet cetvelinde VIII siddet olarak tanimlanan bulgulari içeriyorsa, o deprem VIII siddetinde bir deprem olarak tariflenir. Deprem Siddet Cetvellerinde, siddetler romen rakamiyla gösterilmektedir. Bugün kullanilan batlica siddet cetvelleri degistirilmis “Mercalli Cetveli (MM)” ve “Medvedev-Sponheur-Karnik (MSK)” siddet cetvelidir. Her iki cetvelde de XII siddet derecesini kapsamaktadir. Bu cetvellere göre,siddeti V ve daha küçük olan depremler genellikle yapilarda hasar meydana getirmezler ve insanlarin depremi hissetme sekillerine göre degerlendirilirler. VI-XII arasindaki siddetler ise, depremlerin yapilarda meydana getirdigi hasar ve arazide olusturdugu kirilma, yarilma, heyelan gibi bulgulara dayanilarak degerlendirilmektedir.

MAGNITÜD
Deprem sirasinda açiga çikan enerjinin bir ölçüsü olarak tanimlanmaktadir. Enerjinin dogrudan dogruya ölçülmesi olanagi olmadigindan, Amerika Birlesik Devletleri’nden Prof.C.Richter tarafindan 1930 yillarinda bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel bir ölçüsü olan “Magnitüd” tanimlanmistir. Prof .Richter, episantrdan 100 km. uzaklikta ve sert zemine yerlestirilmis özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80 sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografi ile) kaydedilmis zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliginin 10 tabanina göre logaritmasini bir depremin “magnitüdü” olarak tanimlamistir. Bugüne dek olan depremler istatistik olarak incelendiginde kaydedilen en büyük magnitüd degerinin 8.9 oldugu görülmektedir(31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2Mart 1933 Sanriku-Japonya depremleri). Magnitüd, aletsel ve gözlemsel magnitüd degerleri olmak üzere iki gruba ayrilabilmektedir. Aletsel magnitüd, yukarida da belitildigi üzere, standart bir sismografla kaydedilen deprem hareketinin maksimum genlik ve periyod degeri ve alet kalibrasyon fonksiyonlarinin kullanilmasi ile yapilan hesaplamalar sonucunda elde edilmektedir. Aletsel magnitüd degeri, gerek hacim dalgalari ve gerekse yüzey dalgalarindan hesaplanilmaktadir. Genel olarak, hacim dalgalarindan hesaplanan magnitüdler (m), ile yüzey dalgalarindan hesaplanan magnitüdler de (M) ile gösterilmektedir. Her iki magnitüd degerini birbirine dönüstürecek bazi bagintilar mevcuttur. Gözlemsel magnitüd degeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilen episantr siddetinden hesaplanmaktadir. Ancak, bu tür hesaplamalarda, magnitüd-siddet bagintisinin incelenilen bölgeden bölgeye degistigi de gözönünde tutulmalidir. Gözlemevleri tarafindan bildirilen bu depremin magnitüdü depremin enerjisi hakkinda fikir vermez. Çünkü deprem sig veya derin odakli olabilir. Magnitüdü ayni olan iki depremden sig olani daha çok hasar yaparken, derin olani daha az hasar yapacagindan arada bir fark olacaktir. Yine de Richter ölçegi (magnitüd)depremlerin özelliklerini saptamada çok önemli bir unsur olmaktadir.

Yasanmis Olan Büyük Depremler

Dünya’da büyük depremler kronolojisi

Türkiye, bugün Richter ölçegine göre 6.7 siddetinde merkez üssü Kocaeli olan depremle sarsilirken, dünyada 1980 yilindan bu yana binin üzerinde can kaybina yol açan depremlerin geriye dogru kronolojisi söyle:
30 Mayis 1998- Afganistan’in kuzeyini vuran siddetli depremde 3 bin kadar insan yasamini yitirirken, Takhar bölgesinde 50 köy yerle bir oldu.
4 Subat 1998- Iran’da meydana gelen 7.1 siddetindeki depremde en az 2 bin kisi öldü, binlerce kisi yaralandi.
Merkez üssü Afganistan sinirina 150 kilometre mesafede olan depremde 11 köy yok oldu, Kaen ve Birjand kentlerinde büyük hasar meydana geldi.
28 Mayis 1995- Rusya’da 7.5 siddetinde meydana gelen deprem ülkenin kuzeyindeki Sakhalin Adasi’nda petrol üretim merkezi Neftegorsk kentinde 1989 kisinin yasamina mal oldu.
17 Ocak 1995- Japonya’da merkez üssü liman kenti Kobe kenti olan 7.2 siddetindeki depremde 6 bin 500 kisi öldü.
6 Haziran 1994- Kolombiya’da meydana gelen deprem ve depremde Paez Irmagi vadisinde meydana gelen toprak kaymasinda bin kisi yasamini yitirdi.
30 Eylül 1993- Hindistan’da ilki 6.4 siddetinde olan bir dizi deprem ülkenin batisi ve güneyinde 36 köyün yikilmasina 22 bin insanin ölmesine yol açti.
Depremin merkez üssünün Maharashtra, Andhra Prades ve Karnataka eyaletlerinin bulundugu bölgede oldugu tespit edilmisti.
12 Aralik 1992- Endonezya’da, East Nusa Tenggara bölgesindeki birçok adada meydana gelen 6.8 siddetindeki depremde 1490 kisi öldü. Babi Adasi’nda 700 kisi yasamini yitirdi.
20 Ekim 1991- Hindistan’in baskenti Yeni Delhi’nin kuzeydogusundaki Uttarkashi bölgesi yakininda meydana gelen 6.1 siddetindeki depremde 1600 kisi öldü, 2 bin bin kisi yaralandi.
16 Temmuz 1990- Filipinlerde, merkez üssü Cabanatuan kenti olan 7.7 siddetindeki depremde en az 2 bin kisi öldü, 3 bin 500 kisi yaralandi. Deprem sonucu 148 bin kisi evsiz kaldi.
21 Haziran 1990- Iran’da 7.7 siddetindeki deprem Gilan ve Zanjan bölgelerini vurdu, 35 bin kisi yasamini yitirdi ve 100 bin kisi yaralandi. Deprem, 500 bin kisiyi de evsiz birakti.
7 Aralik 1988- Ermenistan’in kuzeybatisini vuran 6.9 siddetindeki depremde 25 binden fazla insan öldü, 18 bin kisi yaralandi. Spitak kasabasi tamamen yok olurken, Leninakan kasabasinin yarisi göçtü.
5 Mart 1987- Ekvador Cumhuriyeti’nde merkez üssü El Reventador olan depremde binin üzerinde kisi öldü, birkaç bin kisi kayboldu.
10 Ekim 1986- El Salvador’da meydana gelen 7.5 siddetindeki depremde 1500 kisi öldü, 20 bin kisi yaralandi. Deprem 300 bin kisiyi evsiz birakti.
19 Eylül 1985- Meksika’da 8.1 siddetinde meydana gelen depremde, 6 bin ila 12 bin insan öldü, 40 bin kisi yaralandi.
30 Ekim 1983- Türkiye’de Erzurum civarinda 6.8 siddetindeki depremde 1155 kisi öldü ve 500 dolayinda kisi yaralandi. Deprem 35 bin kisiyi evsiz birakti.
13 Aralik 1982- Yemen’de 6 siddetinde meydana gelen depremde 3 bin kisi öldü, 2 bin kisi yaralandi. Deprem baskent Sana’nin güneydogusundaki Dhamar bölgesinin altini üstüne getirdi.
11 Haziran 1981- Iran’da meydana gelen 6.8 siddetindeki depremde 1027 kisi öldü, 800 kisi yaralandi. Depremde, Kerman bölgesindeki Golbaf kasabasi yok oldu.
-23 Kasim 1980- Italya’da 7.2 siddetindeki depremde 2 bin 735 kisi öldü, 7 bin 500′den fazla insan yaralandi. Merkez üssü Eboli’de olan deprem en çok Napoli’de genis bir alani etkiledi. Deprem sonucu 1500′ün üzerinde kisi kayboldu.
-10 Ekim 1980- Cezayir’de meydana gelen 7.3 siddetindeki depremde BM verilerine göre 2 bin 590 kisi öldü. Merkez üssü El Asnam kasabasi olan deprem sonucu 330 bin insan evsiz kaldi

Kategori: Lise Sosyal Bilimler, Ilkogretim Sosyal Bilgiler, ORTAOGRETIM, ILKOGRETIM

Tüm İller hakkinda kisa kisa bilgi Flash PERİ BACALARININ OLUŞUMU



Hadi Yorum Yazalım

You must be logged in to post a comment.


RASTGELE YAZILAR

  • ÇEVRE Hakkında Geniş Bilgi
  • GÖLLER ve OLUŞUM
  • KONİK PROJEKSİYONLAR
  • NEM
  • Akdeniz Bölgesi Hakkında Geniş Bilgi
  • Fen Bilgisi Proje Ödevi Doğal Afetler
  • Tüm İller hakkinda kisa kisa bilgi Flash
  • Çevremizi Tanıyalım Konusu
  • LİSE 1 ÖDEV SORULARI
  • SATÜRN GEZEGENİ VE ÖZELLİKLERİ
  • NEPTÜN GEZEGENİ VE ÖZELLİKLERİ...
  • TARİH PENCERESİNDEN DENİZLİ İNSANINA BAKIŞ
  • Dünya'nin Olusumu ve Depremler
  • Türkiye’ deki Kaplıcalar ve Maden Suları
  • volkanizma
  • ALT MENU

    Etiketler

    Arşivler

  • UserOnline

  • Most Users Ever Online Is On

    Users: 3 Guests
    1 User Browsing This Page.
    Users: 1 Guest

    TAKViM

    Mart 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « May    
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    293031  

    KATEGORiLER

    Son Yazilar



    XML-Sitemap - Aci Hayat, Yalanci Yarim, - Digital Uydu, msn nickleri, Frekanslar, Guncel Keyler
    - Kv Pusu Karacadag Mp3 indir - Kurtlar Vadisi Pusu 8. bolum download indir izle seyret -
    |1|2|3|4|5|6|7|8|9|10|11|12|13|14|15|16|17|18|19|20|21|22|23|24|25|26|27|28|29|30|31|32|33|34|35|36|37|38|39|40|41|42|43|44|45|46|47|48|49|50|51|52|53|54|55|56|57|

     

     

    Sohbetci- Sohbet - Sohbet - Sohbetburada - Chat - Chat - Muhabbet - MIRCSOHBET
    ......