Kategori 'İlkogretim Fen ve Teknoloji'
ÇÖZELTİLERİN BUHAR BASINÇLARI (RAOULT YASASI) KAYNAMA SICAKLIKLARI ve DAMITMA
Herhangi bir çözeltide buhar basıncı bileşenlerin buhar basınçları toplamına eşittir.Gerek buhar fazında ve gerekse sıvı fazda ideal bir karışım özelliği gösteren sistemlerde kısmi buhar basınçları, Dalton’un kısmi basınçlar yasası ve RAOULT YASASI ile hesaplanabilir.
Örneğin havası boşaltılmış bir kap içinde iki bileşenli bir sıvı-sıvı karışımı alalım.Sıvı-buhar dengesi kurulduğunda buhar fazındaki mol kesirleri y1 ve y2, sıvı fazdaki mol kesirleri ise x1 ve x2 olsun.Buhar fazının ideal gaz gibi davrandığını düşünerek, bu fazdaki mol kesirleri ile toplam basıncın çarpımından Dalton yasasına göre kısmi buhar basınçları (10.8.1) ve (10.8.2) denklemleriyle hesaplanır.Çözeltinin toplam buhar basıncı ise, kısmı basınçların toplamı olarak yine Dalton yasasına göre
ÇÖZELTİLERİN BUHAR BASINÇLARI (RAOULT YASASI) KAYNAMA SICAKLIKLARI ve DAMITMA ödev INDIR
Çözeltiler Bilgi Bankasi Databank Odev Burada Hakkında Herşey ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji Lise Kimya ORTAOGRETIM ODEVLERI Raoult yasasi İlkogretim Fen ve TeknolojiÇözeltiler Bilgi Bankasi Databank Odev Burada Hakkında Herşey ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji Lise Kimya ORTAOGRETIM ODEVLERI Raoult yasasi İlkogretim Fen ve Teknoloji
25.12.2008
DUYULAR
Çevremizde olup bitenleri duyularımızla algılar, nesneleri duyularımızla ayırt ederiz. İnsanda ve hayvanların çoğunda görme, işitme, koku, tat ve dokunma gibi beş temel duyu vardır. Bu duyularla edinilen bilgiler(duyumlar) somut biçimde algılandığı için, gördüğümüzün, işittiğimizin, dokunduğumuzun, koku ve tat aldığımızın her an bilincindeyizdir. Oysa dış dünyadaki ve vücudumuzdaki değişikler üstüne bilgi edinmemizi sağlayan hareket, basınç, denge, ısı ve ağrı duyuları, bu değişikler bizi rahatsız edecek kadar belirgin olmadığı sürece ön plana çıkmaz. Bu maddede bize çok tanıdık olmayan bu duyular ile koku, tat ve dokunma duyuları ele alınacaktır. Görme ve işitme duyuları ise, bu işlevleri üstlenmiş temel duyu organları olan GÖZ ve KULAK anlatılmıştır.
Koku Duyusu :
Öbür işlevlerinin yanı sıra, burnun temel görevlerinden biri de kokuları ayırt etmektir. Koku alıcıları denen özel sinir hücreleri burnun içinde, organın tam tepesine ve gerisine rastlayan bölümde bir katman oluşturacak biçimde yerleşmiştir. Burada, yaklaşık bir posta pulu büyüklüğünde yer kaplayan 5 milyon kadar koku hücresi bulunur. Bazı nesnelerin, sözgelimi bir gülün yada yanan bir kömür parçasının kokulu olması havaya küçük parçacıklar yaymasından ileri gelir. Normal olarak soluk alırken, burun deliklerimizden giren havanın çoğu doğrudan boğazımıza gittiği için çok az koku alırız yada hiç almayız. Oysa burnumuzu kokulu bir cisme yaklaştırıp havayı iyice içimize çektiğimizde, burnun içindeki dokular açılıp genişleyerek duyu hücrelerinin bulunduğu üst bölüme daha çok hava gitmesini sağlar.
Duyularimiz Hakkında Geniş Bilgi İNDİR
Bilgi Bankasi Databank Odev burun dil duyu organlarimiz Duyular duyularimiz goz ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji İlkogretim Fen ve TeknolojiBilgi Bankasi Databank Odev burun dil duyu organlarimiz Duyular duyularimiz goz ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
DOKULAR
Doku:Yüksek yapılı organizmalarda çok sayıda hücre vardır.Bu hücreler kendi aralarında yapısal ve işlevsel birlikler oluştururlar.Canlılarda aynı işlevi yapan hücreler topluluklarına doku denir.
Dokular canlının erginlikten önceki yaşamında başlar ve erişkinliğe ulaşınca son biçimini alır.Hayvanların yapısındakilere hayvansal,bitkilerin yapısındakilere de bitkisel dokular denir.
-HAYVANSAL DOKULAR-
Hayvansal dokular 7 gruba ayrılırlar;
1.Epitel doku 2.Bağ doku 3.Kıkırdak doku 4.Kemik doku 5.Kan doku 6.Kas doku 7.Sinir doku
Bitkisel dokular ise 2 gruba ayrılır;
1.Sürgen(Bölünür) doku 2.Bölünmez doku
Hayvansal dokuları inceleyelim;
EPİTEL DOKU:Vücudun iç ve dış yüzeyini örter.Bunun 4 görevi vardır;Bulundukları organı dış etkilerden korumak,Salgı yapmak,Emmek, Mukus ve benzeri maddeleri iletmek.Epitel doku işlevine göre 2 grupta incelenir;
1.Örtü epiteli:Asıl görevi korumaktır.Ancak bazen emilim görevide yaparlar.Hücrelerinin sıralanışına göre Tek katlı ve Çok katlı olmak üzere ayrılırlar.
A.Tek katlı epitel:Yan yana dizilmiş hücrelerden oluşur.Hücreleri yassı,kübik veya silindiriktir.
a.Tek katlı yassı epitel: Akciğer alveolleri,kan damarlarının iç yüzü ve kılcal damarlarda bulunur.
b.Tek katlı kübik epitel:Omurgalı böbreklerinde,tiroit bezinde bulunur.
c.Tek katlı silindirik epitel:Omurgalının solunum yollarında,incebağırsakta bulunan silindirik epitel emme görevi yapar.
B.Çok katlı epitel:Üst üste sıralanmış hücrelerden oluşur.Omugalıların derisinde bu doku vardır.Bu epitel dokuyu incelediğimizde en altta silindirik,ortada kübik,üstte ise yassı epitelden oluşmuştur.En üstteki epitel genellikle ölüdür.Bu ölü hücre alttaki canlı hücreleri dış etkilerden korur.Kan damarı içermez.
2.Salgı(Bez) epiteli:Salgı yapma yeteneğindeki hücrelerdir.Tükürük bezi,mide bezleri,ter bezleri,hipofiz,tiroit gibi salgı yapan organlarda bulunur.Hücre sayısına göre;
A.Tek hücreli bezler:Silindirik hücrelerden oluşur.Bunlara “goblet” hücresi denir.Toprak solucanının derisinden,sindirim kanalından,solunum organlarından salgılanan mukus buna örnektir.
Devamını okuyun…»
Bilgi Bankasi Databank Odev DOKULAR ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji Lise Genel Lise Genel Kultur ORTAOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve TeknolojiBilgi Bankasi Databank Odev DOKULAR ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji Lise Genel Lise Genel Kultur ORTAOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
Fen Bilgisi Proje Ödevi Doğal Afetler Konusunu BURADAN INDIR
DOĞAL AFETLER
Her canlının yaşamını başarıyla sürdürebileceği kimyasal ve fiziksel koşullar bellidir. Bu nedenle dünya eko sistemindeki coğrafî dağılım, kimyasal, fiziksel koşullara bağlı olarak değişir. Örneğin; sazan balığı ılık suda, penguenler ise soğuk bölgelerde yaşar. Kaktüs bitkisi ise çöl yaşamına uyum sağladığından yaşam ortamı çöllerdir.
Canlılar, uyum sağladıkları çevre koşullarında meydana gelebilecek değişikliklere belirli ölçülerde dayanabilirler. Örneğin; ortamdaki tuz oranının artması istiridyelerin ölümüne neden olur. Ancak balıklar tuzluluk oranındaki değişiklikten fazla etkilenmez. Dayanıklılık derecesi yüksek olan türler yeryüzünde daha geniş bir alana yayılırken daha az dayanıklı türler sınırlı bölgelere yayılırlar. Örneğin; ılık iklimde yetişen turunçgiller soğuk kuzey ülkelerinde yetişmez. Oysa buğday, kökeni Anadolu ve çevresi olmasına rağmen dayanıklılık düzeyi yüksek olduğu için kuzey ülkelerinde de yetişir.
Ekosistemler Neden Değişiyor ve Bozuluyor?
Fen Bilgisi Proje Ödevi Doğal Afetler Konusunu BURADAN INDIR
Doğal Afetler Fen Bilgisi ILKOGRETIM ODEVLERI Proje Ödevi İlkogretim Fen ve TeknolojiDoğal Afetler Fen Bilgisi ILKOGRETIM ODEVLERI Proje Ödevi İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
1-) DNA NEDİR VE NEREDE BULUNUR ?
DNA “Deoksi Ribo Nükleik Asit” isimli bir tür molekül grubunun kısaltılmış isimidir. DNA’nın çift zincirli ip merdivene benzer. Çift zincirli yapıdaki DNA zinciri oldukça uzun bir zincirdir.Bu zincir hücre içindeki özel enzimler ve proteinler aracılığı ile paketlenir. Nasıl ki uzun bir ipi makaraya düzenli bir şekilde sarıyorsanız, hücrede buna benzer bir mekanizma ile DNA yı paketleyerek çekirdeğinin (Nukleus) içine yerleştirir.DNA her hücrede bulunur.Örneğin böbreklerinizin hücrelerinde, karaciğerinizin hücrelerinde, kemik hücrelerinizde kısacası vücudunuzdaki her hücrede DNA molekülü mevcuttur.
2-) DNA’NIN KEŞFİ:
MİESCHER : 1869 yıllarında ilk olarak Miescher tarafından hücre çekirdeğinde özel bir madde bulundu ve buna Miescher “ Nüklein” adını verdi . Daha sonra ise nükleit asitlerin iki tipte olduğu anlaşıldı . Birincisi timüsten elde edilen timonükleik asit, ikincisi bira mayalarından elde edilen zimonükleik asit . Timonükleik asit hayvanlar alemine , zimonükleik asit ise bitkiler alemine özgü sayıldı.
FEULGEN – ROSSENBECK : 1924 yıllarında ise Feulgen ve Rossenbeck timonükleik asidin çok duyarlı bir tepkimesini tanımladılar ; böylece her iki nükleik asidin her iki canlılar aleminde bulunduğu ispat edilebildi. ondan sonra timonükleik asit çekirdeğe , zimonükleik asit ise sitoplazmaya ait özgü yapı maddeleri sayıldı.
LEVENE – MORİ : 1929 yılında Levene ve Mori tarafından timonükleik asidin DNA , zimonükleik asidin ise RNA Olduğu anlaşıldı.
WATSON – CRİCK : 1953 yılında Watson ve Crick DNA molekülünün kendine has özelliklere sahip bir çift sarmal yapı halinde bulunduğunu ileri sürdüler. Bu araştırıcıların önerdikleri DNA yapısı o tarihlerde başka araştırıcılar tarafından ortaya konulan DNA ya ilişkin önemli bulgulara dayanmaktadır. Bunlardan biri, Wilkins ve Franklin tarafından, izole edilmiş DNA fibrillerinin X-ray ışınlarını kırma özelliklerinin açıklanmasıdır. Elde edilen X ışını fotoğrafları, DNA nın zincirlerindeki bazların diziliş sırasına bağlı olmaksızın, çok düzenli biçimde dönümler yapan bir molekül olduğunu göstermektedir. Ayrıca TMV (tütün Mozaik Virüsü) üzerinde yapılan çalışmalar da DNA ile ilgili çalışmalarda ışık tutmuştur.
Dna nedir? Dna nin Keşfi Hakkında Detaylı Bilgiyi Buradan İNDİRİN
Detaylı Bilgi Dna Dna nedir Hakkında Keşfi Lise Biyoloji Lise Genel Lise Genel Kultur Lise Kimya ORTAOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve TeknolojiDetaylı Bilgi Dna Dna nedir Hakkında Keşfi Lise Biyoloji Lise Genel Lise Genel Kultur Lise Kimya ORTAOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
Paralel Bağlı Devrelerde Akımın İncelenmesi
Deneyin Amacı
Pilleri paralel bağlayabilmeyi kavrama, ampulün verdiği ışık şiddetini seri bağlı devrelerle karşılaştırma.
Deneyde Kullanılacak Araç Ve Gereçler
1. 1,5 voltluk ampul ve duyu
2. 2 adet krokodil
3. İzolobant
4. Bağlantı Kabloları
5. 3 adet 1,5 voltluk pil
6. 60 santimetrelik kablo
Deneyin Yapılışı
60 cm. lik kabloyu 15’er cm. lik 4 eşit parçaya ayırırız. Her parçanın uçlarını sıyırarak iletken teli ortaya çıkarırız. İzolobant yardımı ile iletken teli ( + ) ve ( - ) şeklinde 2 gruba ayırarak bağlarız. Pillerin ( + ) ve ( - ) grubundan gelen iletken telleri ayrı ayrı birleştirerek tek uç elde ederiz. Sonra krokodilleri ( + ) ve ( - ) kutup iletken tellerine bağlarız.
Krokodilleri de üzerine 1,5 voltluk ampul takılmış duy üzerinde birleştiririz.
Böylece devremizi tamamlamış oluruz.
Deneyin Sonucu
Yaptığımız bu deney sonucunda pilerin ( + ) kutupları birbirine, ( - ) kutupları birbirine gelecek şekilde bağlayarak oluşan paralel bağlamayı öğreniriz.
Ayrıca paralel bağlı devrelerin nasıl yapıldığı ve seri bağlı devrelerden farkını öğreniriz. Bu fark şudur; seri bağlı devrelerde ne kadar çok pil bağlarsak akımın şiddeti o kadar artar. Fakat paralelbağlı devrelerde ne kadar çok pil bağlarsak elektrik akımının dayanma süresi o kadar artar.
Hazırlayanlar: Burak BAYAZ
Onur YILMAZ
Ali KÜÇÜK
Akımın Devrelerde Lise Fizik Lise Genel Lise Genel Kultur ORTAOGRETIM ODEVLERI Paralel Bağlı İlkogretim Fen ve Teknoloji İncelenmesiAkımın Devrelerde Lise Fizik Lise Genel Lise Genel Kultur ORTAOGRETIM ODEVLERI Paralel Bağlı İlkogretim Fen ve Teknoloji İncelenmesi
24.12.2008
Damitma ve damitma yöntemlerini arastiriniz
DAMITMA
Laboratuarda bir sivinin içinde çözünmüs olabilecek öteki maddelerden ayristirilarak aritilmasi gerektiginde kullanilan en kolay yöntem damitmadir. Damitma sivinin buharlasincaya kadar isitilip daha sonra yükselen buharin bir sogutma yöntemiyle yeniden sivilastirilmasidir. Böylece sivi önceden içerdigi buharlasmaz maddelerden arinmis olur. Kaynama noktalari degisik iki sivinin ayristirilmasinda damitma yöntemi kullanildiginda isleme ayrimsal damitma adi verilir.
Kapali bir kapta buhar elli bir basinca ulasincaya kadar sivi buharlasacaktir. Bu basinç yalniz sicakliga baglidir ve buharlasmanin belli bir sivi için belli bir sicaklikta maksimum sinirini gösterir. Buharin doymus oldugunu gösterir. Her sivinin özel bir basinç degeri vardir. Basinç degeri sivinin dogal yapisina uçuculugunun yüksek ya da düsük olmasina baglidir ve maddenin miktarindan bagimsizdir. Buhar basinci hemen her zaman mili metre civa olarak tanimlanir. Bu ayni miktarda basinç yapma etkisindeki civa sütunun uzunlugudur.
Bir sivini buhar basinci sicakligin artmasi ile yükselir. Suyun aritilmasi buharlasma hizini artirir. Sicakliktaki bu artis buhar basincini siviya uygulanan dis basinca esit duruma getirince sivi kaynar,bir baska deyisle sivi ile buhar arasindaki denge bozularak, sivi tümüyle buhar haline geçer. Tüm hal degisimlerinde oldugu gibi ,kaynama sirasinda tüm sivi buhar haline geçinceyte kadar sicaklik degismez kalir. Deniz seviyesinde su 1atm basinç altindadir.100Cde suyun buhar basinci 1atmye esittir. Bu yüzden suyun kaynama noktasi 100C’dir.
Bir sivi daha uçucu oldukça ,belli bir sicaklikta buhar basinci yükselir ve dis basinca ulasmasi kolay olur. Buna iyi bir örnek olan eterin kaynama noktasi son derece yüksek bir buhar basincinin bir sonucu olarak 35C0’dir. Bu özelliklere dayanilarak bir çözelti ,içindeki katisiklardan aritilabilir. Ama ,bir karisimindaki iki sivinin kaynama noktalari arasinda 80C den yüksek bir fark varsa, bunlarin ayristirilmasi kolaydir, kaynama noktalari arasindaki fark 80C den az ise iki ari bilese elde etmek zordur.
DAMITMA SÜTUNLARI Kaynama noktalari biri birinden birkaç derece farkli bilesenlerin olusturdugu karisimlari ayristirmak,çok sik gerek duyulan ve özel aygit kullanimi gerektiren bir istir. Damitma sirasinda içinde karisimin kaynatildigi cam kabin sicakligi karisimin kaynama noktasindan her zaman yüksektir. Bu kullanilan aygitta buharin hareketini hizlandirir. Kaynama noktalari birbirine çok yakin iki sivida , sicakligin biraz artmasi bile sivilarin her ikisinin de es zamanda kaynayip damitilmasina yol açar. Bu yüzden ,buharin olabildigi kadar uzun bir hacimde yayilmasi ilkesinden yararlanilan damitma sütunlari kullanilir. Bu sivilarin , sütunlarin soguk çeperlerine degdikten sonra daha kolay yeniden yogunlasarak, damitma kabina düsmelerini saglar, bu arada, daha uçucu maddeler basariyla damitilmis olur.
DAMITMANIN KULLANIM ALANLARI
Damitma,laboratuarda vazgeçilmez bir yöntem olmasi yani sira ,sanayide de çok sik kullanilir. En yeni kullanimlari arasinda, deniz suyunun tuzunun giderilerek içme suyu elde edilmesidir. Bu islem büyük sanayi tesisleriyle gerçeklestirilirse de yararlanilan ilke, laboratuarda yararlanilanla aynisidir. Damitma yöntemi, sanayi artiklarinin yol açtigi su kirlenmesi sorununa da uygulanabilir, ama artiklarin içinde buharlasabilir kimyasal maddeler oldugu için bazi degisiklikler yapilmalidir.
Sivilasmis havanin ayrimsal damitilmasi da ilgi çekicidir. Çok düsük isida sivilasan hava, sonra damitilarak içindeki gazlar(azot, helyum vb.) ayri ayri elde edilebilir. Burada karsilasilan teknik sorun,gazlarin çok düsük sicakliklarda yogunlastirilmasi için kullanmadan önce, sogutmada yararlanmaktir. Sivilasmis hava çok yüksek basinçta çesitli basmaklarda sikistirilarak, sonrada bir delik yada memeden geçirilip hizla genisletilerek elde edilebilir. Roketlerin hareket etmelerini saglayan düzenlemelerde kullanilan sivi oksijen bu yolla elde edilir. Bununla birlikte asetilen gibi patlayici gazlarin birikmesini önlemek için de özen göstermek gerekir. Damitmanin petrol sanayisinde genis uygulama alanlari vardir. Çesitli akaryakitlarin ayristirilmasi. Ayrica kimya sanayisinde ve çözücü gerektiren sanayilerde kullanilir.
GAZLARIN AYRISMASI
1811 yilinda Italyan fizikçisi Amedeo Avogadro önemli bir fizik yasasi buldu: Degismez sicaklik ve basinçta esit hacimli tüm gazlar ayni sayida molekülü kapsamaktadir. Bu yasa bazi kosullar altinda ,bir gazin sicaklik artisina bagli olmadan nasil artigini açiklamak açisindan önemlidir.
Bunun nedeni ayrisma olabilir: Daha önce yalnizca bir tanesinin bulundugu yerde iki ya da daha çok molekülün bulunmasi hacimde kesinlikle bir artisa neden olacaktir. Bunun yani sira, kimyasal degisim, molekülün yapisinda temel baskalasimlar oldugunu gösterecektir.
Bir laboratuar deneyde bakir, derisik nitrik asitle islem görürse, elde ettigi ürünlerden biri azot dioksit olacaktir.
Bununla birlikte , bu islem orta sicaklikta yapilirsa elde edilecek gaz renksiz tetra oksit olacaktir:
Yaklasik 60C’lik bir sicaklik artisi , gazin kizil-kahve bir renk almasina neden olacaktir. Bu da, gazin azot dioksite ayristigini gösterir156C ayrisma hemen hemen tamamlanmistir.
Burada gazlarin sicakligin artisindan ayristigini gözlüyoruz. Yani gazlari damitilabildigini görebiliriz.
DIGER DAMITMA SEKILLERI
Geri akisli damitma :
Büyük miktarlarda ürün isleyebilen tablali kuleden gerçeklestirilir. Buhar kazaninin üstünde bir dizi tablayla bölünmüs silindir biçiminde yada kosut yüzlü uzun bir kolon yer alir. Kazandan birinci tablaya gelen buharin bir bölümü yogusur, diger bölümü ise, diger bölümü ise yogusma olayinin yenilendigi ikinci tablaya ulasir. Üçüncü tablada da ayni olay yenilenir ve islem böylece sürer. Çok zengin buhar, kulenin en üst bölümünden alinir. Yogusma ürününe doyan her tabladan, buhar kazanina inen bir artik ürün akimi olusur
Bilesimine giren çesitli maddeleri odunda ayirmak için yapilan damitmadir. Dikey yada yatay karnilere istiflenmis, ayni boyda, yuvarlak yada yarilmis odunlarin isitilmasiyla gerçeklesir.
Her biri 1300-2000kg odun alabilen karnillere damitma için 12-15 saat gereklidir;sicakligin ilk 10 saat içinde 350C yi geçmemesi gerekir.;sonra sicaklik 430C ye kadar yükseltilir.
Büyük odun damitma tesislerinde kaloriferli firinlarda kullanilir
Odunun damitilmasi ile elde edilen ürünler odun kömüründen baska; agir katran, odun asidi. Reçineli odunlardan çam esansi denilen özel bir esans elde edilir.
——————————————————————–
petrollllllll……
PETROLÜN DAMITILMASI
Bir rafineride ham petrole uygulanan ilk islem ayrimsal yada bölümsel damitmadir. Bu islemle, on kadar temel petrol kesiti elde edilir. Bu kesitlerden her biri genellikle karbon atomlari sayisiyla yada içerdigi hidrokarbonlarin ve diger bilesiklerin normal kaynama sicakliklari dizisiyle tanimlanan bir uçuculuk araliginda yer alir. Damitmayla ham petrolü ayrimlama ,üretim gereklerinin islevlerine göre önemli degisiklikler gösterebilir.
PETROLÜN DAMITILMASI ILE ELDE EDILEN ÜRÜNLER
Ham petrolü atmosfer basincinda damitma :
Atmosfer basincindan çok az yüksek bir basinçta yapildigindan bu adi alir ve arakat ürünleri veren bir damitma kulesinde, ham petrolün birçok ana kesite ayrilmasini saglar: gaz ve benzinler, kerosen, mazotlar, atmosfer artigi. Ham petrol kuleden çekilen ürünlerin isil enerjisini kullanan isi degistiricilerle isitildiktan ve borulu bir firinda bölümsel olarak buharlastirildiktan sonra 340 ile380C de kulenin alt bölümüne yari buharlasmis halde verilir. Ayni andaki tesisteki kirlenmeyi ve korozyonu sinirlandirmak için ham petrole tuz giderme islemi uygulanir: üretim yada tasimadan kaynaklanan mineral tuzlarini özütlemek için önce ham petrole su püskürtülür ardindan yaklasik 130C de tuz giderme balonunda elektrikle su ve ham petrolün karismasi hizlandirilir ve karisim durutulur.
Gazlardan ve benzinden olusan en uçucu kesit,damitma kulesinin tepesinde toplanir; kerosen ve mazotlar kulenin yan bölümünden alinir,sonra her biri daha küçük baska bir kuleye gönderilerek uçucu madde ayarlari ayarlanir. Atmosfer basincinda damitma artigi ana kulenin tabanindan alinir.
Gazlari ve benzinleri ayirma isleminde genellikle çift ürünlü damitma kulesi kullanilir. Gazlar önce kararlastirici ya da bütan giderici kulede benzinlerden ayrilir.; sonra bir etan giderici bir propan gidericide, bölümsel damitmayla propan ve bütan yanici gaz halinde ayri ayri özütlenir. Nihayet benzinleri bölümsel damitma kulesinde ayirarak hafif ve agir benzinler elde edilir.
Atmosfer artigini boslukta damitma
Arakat ürünleri veren bir damitma kulesinde gerçeklestirilir; Bu kulenin çalisma ilkesi tepe bölümünde basinç 10 ile 70 mbar arasinda degisen bir bosluk olusturmak ve böylece atmosfer artigi bilesenleri, isil parçalanmaya yol açmayacak düsük bir sicaklikta damitmaktir. Artiklar, borulu bir firinda bölümsel olarak buharlastirildiktan sonra kulenin alt bölümüne 370-410C sicaklikta yollanir. Boslugu, kulenin tepesinde yogunlasmis gazlari emen buhar enjektörleri saglar. Böylece , ilk arakat ürünü olarak bir mazot, alt arakat ürünlerinden iki ya da daha çok damitma ürünü ve kulenin dibinde ise boslukta damitma ürünü elde edilir.
Bu üç tesis genellikle tak mbar üretim birimi içinde toplanir ve siga göz önüne alindiginda ayirt edici özelligini ,aygitlarin firinlarin ,özellikle de kulelerin dev boyutlari olusturur. Bir atmosfer basincinda damitma kulesinde yaklasik 9 mye yaklasik bir kule demektir.
TUZ GIDERME
APANSIZ BUHARLASTIRMA ILE DAMITMA
Bu islem deniz suyunun tuzunu giderme yöntemlerinin en önemlisidir.Hem asinmanin ve çökmenin önlenmesi için düsük sicakliklarda çalismayi saglar,hem de gizli isidan yararlanilir.Sicak deniz suyu ,düsük basinçli bir bölmeye geçirilince , bir bölümü hemen buharlasir.Bu birdenbire kaynama ve isi vermeden buharlasmaya apansiz buharlasma denir.
Damitmadan sonra sicak su sogutulur.Daha düsük basinç ve sicaklikta ikinci bir apansiz buharlastirma uygulanir ve islem böylece sürer.Apansiz buharlastirma ile damitma tesisi ,her biri bir öncekinden düsük sicaklikta çalisan bir dizi bölmeden olusur.Deniz suyuna ilk isi , geri geri basinçli buhar türbünü gibi bir isletmeden düsük basinçli bir buharla verilebilir.
Isitilmis tuzlu su,bir bölmeden ötekine akar.Olusan su buhari,tuzlu su damlaciklarini ayiraçlardan geçer.
Sonra buhar yogusur,tuzsuz su toplama kaplarina alinir ve depolanir.Tuzlu su, bir bölmeden ötekine geçerken yavas yavas sogur.Soguyan su, yogusturma borularina geri
pompalanir.Bu borularda deniz suyu isi sogurur ve baslangiç noktasina olusuncaya kadar,sicakligi bölmelerde yeniden dolasmasi için gerekli olan sicakliga yaklasir.
Kurak kiyi bölgelerinde bu tip büyük tesisiler kurulmustur.Meksika kiyilarinda ,tijuana yakinlarindaki bir tesis 1970te tamamlanmistir.Burada denizden günde 27 milyon litre tuzsuz su elde edilir.
ALKOLÜN DAMITILMASI
Yeterince zengin petrol ve kömür yataklari olan ülkeler ,alkol üretmek için kimyasal yöntemler kullanirlar.Petrolün parçalanmasindan yada kömür katranin damitilmasindan elde edilen etilen bu biresime örnektir.
Etanol ayni zamanda , hidrojen ve karbondioksit genellikle krom oksit ve çinko oksit gibi uygun bir katalizör içinden 350-400C de geçirilmesinden olusan ve stinol adi verilen bir yöntem ile elde edilebilir.Bu yöntem sanayide yaygin olarak kullanilir. Hazirlayan: Murat KARABABA, Özel GAYE Lisesi, 10-A sinifi, Mayis 2000
Bilgi Bankasi Databank Odev Damitma Lise Genel Lise Genel Kultur Lise Kimya yöntemleri İlkogretim Fen ve TeknolojiBilgi Bankasi Databank Odev Damitma Lise Genel Lise Genel Kultur Lise Kimya yöntemleri İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
ÇÖZELTİLER
Çözelti : Homojen karisimlara çözelti denir.
ÇÖZELTİLERİ SINIFLANDIRMA
A- Çözücü ve Çözünene Göre Siniflandirma
1- Kati-Sivi Çözeltileri : Bir katinin bir sivida çözünmesiyle hazirlanan
çözeltilerdir. ( Tuzlu su, sekerli su, bazli su…..)
2- Sivi-Sivi Çözeltileri : Bir sivinin baska bir sivida çözünmesiyle olusan
homojen karisimlardir. ( Kolonya, alkol+su…)
3- Kati-Kati Çözeltileri : Bir katinin baska bir kati içerisinde homojen
dagilmasiyla olusan karisimlardir. Bütün alasimlar kati-kati çözeltileridir.
(Lehim, çelik, tunç, prinç…..)
4- Gaz-Gaz Çözeltileri: En az iki gaz karisimidir. Bütün gaz karisimlari
homojendir ve çözeltidir. ( Hava, tüp gaz)
5- Gaz-Sivi Çözeltileri : Bir gazin bir sivida çözünmesiyle olusan karisimlardir.
( Kola, gazoz, bira…)
B- Derisime Göre Siniflandirma :
1- Seyreltik Çözeltiler : Çözücü çözebileceginden az miktarda maddeyi
çözmüsse doymamis ya da seyreltik çözeltidir.
2- Doymus Çözelti : Çözücü çözebilecegi kadar maddeyi çözmüsse doymus
çözeltidir.
3- Asiri Doymus Çözeltiler : Çözücü çözebileceginden fazla maddeyi
çözmüsse asiri doymus çözeltidir.
ÇÖZELTILERIN ÖZELLIKLERI :
Kati-Sivi Çözeltilerinde,
1- Çözeltinin kaynama noktasi saf çözücünün kaynama noktasindan
büyüktür.
2- Çözeltinin donma noktasi saf çözücüden düsüktür.
3- Çözeltinin buhar basinci saf çözücünün buhar basincindan düsüktür.
4- Çözeltinin öz kütlesi saf çözücünün öz kütlesinden büyüktür.
5- Bir çözeltiye su eklenirse derisimi düser, buhar basinci artar, donma
noktasi yükselir. Iletkenligi azalir.
Elektrik İletkenligi : Çözeltilerin bir kismi elektrigi ilettigi halde bir kismi
iletmez. Elektrigi ileten çözeltilere elektrolit denir. Biri
maddenin elektrigi iletmesi için;
1- Serbest halde elektronu bulunmalidir. ( elektron akisiyla) Örnegin metaller
ve alasimlar bu sekilde iletir.
2- Yapisinda + ve - yüklü iyonlar ( Iyonik katilar) bulunmalidir.
( Bütün metal- ametal bilesikleri)
Çözünürlük : Belli bir sicaklikta, çözücünün belli miktarinda çözünen madde
miktaridir. Çözücü miktari genelde 100 ml ya da 100 gram,
çözücü olarak da su alinir. Çözünürlük kati, sivi ve gazlar için
ayirt edici bir özelliktir.
ÇÖZÜNÜRLÜGE ETKI EDEN FAKTÖRLER
1- Çözücü ve çözünenin cinsi : Her madde her maddede çözünmez.
Organik bilesikler organik çözücüde inorganik bilesikler inorganik çözücüde çözünürler. Polar bilesikler polar çözücüde apolar bilesikler apolar çözücüde çözünürler. Örnegin naftalin suda çözünmez fakat benzende çözünür. “Benzer benzeri çözer”.
2- Sicaklik: katilarin çözünürlügü genelde isi alici (endotermik) oldugu halde gazlarin çözünürlügü ekzotermik tir. Sicakligin artirilmasi katilarin çözünürlügünü artirdigi halde gazlarin çözünürlügünü azaltir.
3- Basinç: Basinç degisimi katilarin çözünürlügünü etkilemedigi halde gazlarin çözünürlügünü dogru orantili olarak etkiler.
ÇÖZÜNME HIZINA ETKI EDEN FAKTÖRLER:
1- Sicaklik : Çözünürlügü sicaklikla dogru orantili olarak degisen maddelerin çözünme hizi sicakligin artmasiyla artar.
2- Tanecik Büyüklügü : Çözünen maddenin tanecikleri ne kadar küçükse çözünme o kadar hizli olur.
3- Karistirma : Çözeltinin karistirilmasi katiyi küçük taneciklere ayirdigi için, çözcüyle temas eden yüzeyi artirir ve çözünme hizlanir.
DERISIM VE DERISIM ÇESITLERİ
Bir çözeltinin birim hacmine çözünen maddenin gram cinsinden miktaridir.
Kütlece % Derisim : Bir çözeltinin 100 graminda çözünen maddenin gram cinsinden miktaridir.
daha fazla bilgi ekli dosyamizda linke tiklayarak ücretsiz indirin..
Çözeltiler hakkında Herşey Burada BURADAN INDIRIN
Çözeltiler Bilgi Bankasi Databank Odev Burada Hakkında Herşey Ilkogretim Genel ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji Lise Genel Lise Genel Kultur Lise Kimya ORTAOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve TeknolojiÇözeltiler Bilgi Bankasi Databank Odev Burada Hakkında Herşey Ilkogretim Genel ILKOGRETIM ODEVLERI Lise Biyoloji Lise Genel Lise Genel Kultur Lise Kimya ORTAOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
BLAISE PASCAL, 1623-1662
Biz gerçekleri sadece sebeplerle değil, kalple de buluruz.
Bir Fransız matematikçi ,fizikçi ve aynı zamanda teolojist olan Blaise Pascal, Etienne Pascal’in üçüncü çocuğu ve tek oğluydu.Daha üç yaşındayken annesinin ölümü üzerine yetim kalır.1632 yılında babası dört çocuğuyla beraber Clermont’u terkederek Paris’e yerleşir.
Babası antiortodox olduğu için O’nu kendisi yetiştirmeye karar verir. Kendisi de zamanının iyi matematikçilerinden olan Etienne Pascal, oğlunun 15 yaşından önce matematik calışmaması gerektiğine karar vererek evini matematik dokümanlarından arındırır.Fakat bu küçük Pascal’in sadece matematik merakını ateşler,12 yaşında kendisi geometri çalışmaya başlar. O zamanlarda üçgenin iç açılarının toplamının, iki dik açının toplamına eşit olduğunu bulur , bunun üzerine babasi teslim-i silah eder ve ona incelemesi için Euclid’in teoremlerini içeren dökümanları verir. Yani matematikle ilgisi çocukluk döneminde matematik eğitimi almadan başlar, sonraları babasıyla beraber “Academie Parsienne” deki derslere katılmaya başlar, 16 yaşına geldiğinde burada aktif olarak rol alir, ve profesör Girard Desargues in bir numaralı yardımcısı ve oğrencisi olur. Bu esnada özellikle konikler üzerinde çalışarak konu hakkında kitapçık yayınlar. 1639 yılında da “Pascal’ın Esrarengiz Altıgeni” yle geometriye katkıda bulunur.
Aynı yıl babasının bir vergi toplama memuru olarak tayini çıkması üzerine Paris’i terkederek Rouen şehrine yerleşirler. Burada babasına yardımcı olmak amacıyla ilk rakamsal hesap makinasını yapar, bunu gerçekleştirmek için üç yıl çalışır, 1642-1645.
1646-1648 yıllarında atmosfer basıncı üzerinde değişik deneyler yapar, ve şu sonuca varır: atmosfer basıncı yükseklikle doğru orantılı olarak düşer ve atmosferin üzerinde bir boşluk vardır.
1653 ten itibaren matematik ve fizik üzerinde çalışarak “sıvıların kararsızlıgı” üzerine bir kitapçık yazar, bu kitapçıkta Pascal’ın basınç kanunu açıklanır.
Kendisi binom üçgeni üzerinde çalışan ilk matematikçi olmasa da bu konuda çalışması değişik gelişmelere ışık tutmuştur.
Pascal’ın felsefeyle ilgili en meşhur kitabı “Pensées” (”Düşünceler”), din, hayat ,bilim uzerine, O’nun daha çok dinsel yönünü ve Allah inancını ortaya kor, bunu da şöyle diyerek gösterir;”If God does not exist, one will lose nothing by believing in him, while if he does exist, one will lose everything by not believing. “(Eğer Allah yoksa insan ona inanmakla hiçbirşey kaybetmeyecek, fakat varsa inanmamakla çok şey kaybedecek.) Bu kitabı yaşadığı devirde yayınlanmasına izin verilmese de ölümünden birkaç yıl sonra yayınlanmıştır.
Pascal 39 yaşında 1662 yılında kansere yenik düşerek hayata gözlerini yumar.
Pascal’dan İnciler.
Sebeplerin varacağı son nokta, onun ötesinde çok şey vardır.
İnsanoğlunun mahiyeti arzu ve isteklerle doludur, o bütün bunları tatmin edebilecek olana müştaktır.
BLAISE PASCAL Ilkogretim Genel ILKOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve TeknolojiBLAISE PASCAL Ilkogretim Genel ILKOGRETIM ODEVLERI İlkogretim Fen ve Teknoloji
24.12.2008
Onceki Yazilar